Online Beslenme Danışmanlığı Etik midir?



Online beslenme danışmanlığı teknolojinin bize sunduğu imkanlar dahilinde verdiğimiz ve yurt dışında ‘’telenutrition veya telehealth’’ olarak bilinen bir hizmettir. Peki online beslenme danışmanlığı hizmeti etik midir? Etik kurallar çerçevesinde bu hizmet nasıl verilmelidir ve yurt dışında diyetisyenler bu hizmeti verirken nelere dikkat ediyor?


 

Online beslenme danışmalığının avantajları ve dezavantajları


Dezavantajları


Sanal beslenme danışmanlığı sunmanın hem danışan hem de diyetisyen açısından faydalarının yanı sıra elbette bazı zorlukları da vardır. Örneğin yüz yüze görüşmede kolaylıkla analiz edebileceğiniz beden dilini, online olarak analiz edemeyebilirsiniz. Danışanları yakından tanıma fırsatını ve etkili sonuç almada önemli olan bir noktayı kaçırmış olabilirsiniz.


Avantajları


Kendisinin kilo verme serüvenini toplumda başkalarıyla paylaşmak istemeyen bir birey düşünün, danışmanlık için geldiği ofisin bekleme odasında dahi bulunmaktan rahatsız iken online görüşme ile tamamen iki kişi arasında kalabilecek bir özel alana sahip olmaktadır. Hem danışanın hem de diyetisyenin ulaşım için harcadıkları zamanı ve parayı minimuma indirmeye yardımcıdır. Tatilde veya iş seyahatinde dahi iki tarafa da ortak paydada buluşma fırsatı sunar.


Diğer yandan, online beslenme danışmanlığının etkili olup olmadığı son derece merak edilen konulardan bir tanesidir ve bu konuda yapılan çalışmalar mevcuttur. Amerika’da kayıtlı diyetisyenlerin yürüttüğü bir çalışmada video konferans ve diğer uzaktan görüşme yöntemleri ile beslenme tedavisi uygulanan bireylerde vücut ağırlığında, BKI, A1C, kan basıncı ve serum lipid düzeylerinde iyileşme gözlemlenmiştir.


 

Kişisel verilerin korunması


Sağlık hizmetlerinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi de kişisel sağlık bilgilerinin korunmasıdır. ABD’de Sağlık hizmeti sağlayıcılarının, yani diyetisyenlerin, HIPAA ile uyumlu olması gerekmektedir. HIPAA, ABD’de Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk yasasıdır. Yasa bir standartlar bütünü olarak; dünya genelinde sağlık sektöründe referans bir güvenlik standardı olarak kullanılmaktadır.


HIPAA yönergelerine göre; bir sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından elektronik bir korunmuş hasta bilgisi alındığında, hasta bilgilerinin güvende olduğunu teyit etmek amacıyla iş ortağı anlaşması (Business Associate Agreement- BAA) yapılmalıdır. Bu anlaşma, bağlayıcı bir yükümlülük taşır ve işletmenizi korur.


Verilen sağlık hizmetinde teknoloji kullanımı söz konusu ise mevcut ve çok yaygın olarak kullanılan teknolojilerin HIPAA gizlilik kuralları ile uyumlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Danışan bilgilerinin korunması için maksimum çaba sarfedilmeli ve bilgiler şifrelenmelidir. Örneğin danışan ile görüşmelerin bir topluma açık bir kafede, restaurantta ya da yolda yürürken yapılması kişisel verilerin gizlilik ihlali nedeniyle doğru değildir. Danışanlardan elektronik veya telefon aracılığı ile uygulanacak beslenme tedavisinin uygulanmasına dair danışandan bir onam formu alınmalıdır.


Danışanların sağlık bilgilerinin korunması için SMS (tüm telefonlarda kullanılabilen kısa mesaj servisi), Skype ve e-posta gibi güvenli olmayan iletişim yöntemleri kullanılmamalıdır. Video görüşmesi için FaceTime kullanımı da danışan bilgilerinin korunmasında güvenli olmadığı için önerilmez. Bilgilerin korunması şirketlere mali olarak yük getireceği için genellikle ücretsiz iletişim seçeneklerinde güvenli bir ortam oluşturmak zordur. Skype kurumsal video servisinin HIPAA ile uyumlu sürümünü kullanmak istenirse BAA sunan Microsoft kullanılabilir. Sizler de hasta bilgilerini korumaya azami önemi vermek istiyorsanız, Türkiye’de HIPAA ile uyumlu online form hizmeti veren şirketlerin mevcut olduğunu bilmenizi isterim.


Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı’nın resmi gazetede yayınladığı ‘’Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’’ kişisel sağlık verilerinin korunmasına dair bir dizi ilkeyi kapsamaktadır. Sağlık hizmeti sunucuları yani biz diyetisyenler, danışanlarının kişisel sağlık verilerini korumakla yükümlü olduğumuzu her zaman hatırlamalıyız. Sosyal medyada yaptığımız paylaşımlara dikkat etmeliyiz.


Sonuç olarak; danışanın bir yerden bir yere ulaşımı gibi masraflarını azaltma potansiyeli ve kolay iletişim ve esnek çalışma saatleri gibi nedenlerle profesyonellerin işe olan tatminini arttırması yakın gelecekte sanal sağlık hizmetlerin daha fazla benimsenmesine neden olacağa benzemektedir. Pandeminin bu süreci hızlandırdığı ise çok açıktır. Biz diyetisyenler, toplum sağlığını iyileştirmek için etik kurallar çerçevesinde, danışanın sağlık bilgilerini koruyarak etkili bir beslenme hizmetinin verilmesi için üzerimize düşen sorumlulukları almalı ve azami önemi göstermeliyiz.


Uzman Diyetisyen Merve Oğuz, ANutr