Herbalife ürünlerinin kullanımı güvenli mi?




Bitkisel ilaçların kullanımı antik Çin ve Hindistan'da M.Ö. 2100 yılına kadar uzanmaktadır. Birçok insan bitkisel ilaçların doğal ve güvenli olduğunu düşünür ve bu nedenle bunların kullanımı tüm dünyada gün geçtikçe artmaktadır. Dünya çapında 60'tan fazla ülkede olan Herbalife ürünleri de bu tip bir bitkisel ilaçtır. Herbalife, yıllık 4.825 milyar $ ciroya sahip olan ve ABD merkezli bir şirkettir. Çevrimiçi pazarlama ve bağımsız satış ajansları aracılığıyla içecekler, tabletler, kapsüller, bitkisel ve diyet takviyeleri, kilo kontrolü için enerji çubukları ve beslenme takviyeleri olarak dağıtılmaktadır.

Karaciğer Hasarına Yol Açabiliyor!

Hızlı kilo kaybı vaat eden besin takviyelerinin veya formüllerinin gelişigüzel kullanımı ve bu ürünlerin son 10 yıldır tüketilmesiyle ilgili güvenlik endişeleri gün geçtikçe artmaktadır. Herbalife™ tüketimini takiben İsviçre, İsrail, İspanya, Arjantin ve İzlanda'da yapılan karaciğer ile sorunları açıklayan 54 vakayı kapsayan yedi yayınlanmış rapor bulunmaktadır. (Stickel, & Shouval, 2015). Bir başka çalışmada Herbalife ürünleri ile hepatotoksisite arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiştir. Hepatotoksisiteyi tanımlayacak olursak karaciğerde kimyasal madde kaynaklı (artış göstermiş bir madde, zehir, vb.) oluşmuş hasara verilen isimdir. Herbalife® dünya çapında çok sayıda üretim tesisi bulunmaktadır. İmalat sürecinde veya rafine edilmemiş ham ürünler, yani bitki özleri kullanılarak yumuşatıcılar, koruyucular, flavo arttırıcılar, böcek ilaçları veya ağır metaller gibi bazı mikroplar veya kimyasallar bulundurabilir. Bunlar, hepatotoksisiteye sebep olabilir. Şaşırtıcıdır ki ve şimdiye kadar, İspanya'dan 2011'de yapılan çalışmadan sonra başka bir vaka gözlemlenmemiştir (Stickel, & Shouval, 2015). Herbalife® ürünlerinin tüketimi ile ilgili 10 dizi toksisite(zehirlenme) vakası rapor edilmiştir (Feder et al., 2013).

Yapılan bazı çalışmalarda hastanın Bacillus subtilis ve Bacillus cereus ile birkaç Herbalife® ürününde bakteriyel kontaminasyona sahip olduğu da bulunmuştur. Kontaminasyon; temiz olan bir ortama herhangi bir yolla kir ve/veya mikroorganizmaların bulaşması/bulaştırılmasıdır. Ayrıca B. subtilis enfeksiyonları nadir görülmektedir ve gıda kaynakları ile bulaşır.

Formülü bilinmiyor!

Hofman 2006 yılında akut hepatit vakası ile Herbalife® takviyesi alımı arasındaki ilişkiyi sunmuştur (Stickel, & Shouval, 2015). O yıllardan beri, bu iki durum arasındaki olası ilişkilendirmelerle ilgili raporların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu nedensel ilişkiyi kurmanın zorluğu ise, formüllerin bileşenlerinin ve bu formüllerin dünyadaki sayısız üretim tesisinde nasıl hazırlandığının bilinmemesinden kaynaklıdır.

Bipolar Bozukluk vakaları!

Pınar Güzel Özdemir ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada bitkisel kullanım ile ilgili psikotik bir manik epizot (bipolar bozukluk) vakası bildirilmiştir (Özdemir et al., 2015). Yapılan bu raporda Herbalife kilo kontrol tabletini aldıktan 20 gün sonra manik semptomları olan bir olgu sunulmuştur. Ayrıca bitkisel ürünlerin tamamen güvenilir olmadığını ve ciddi psikiyatrik hastalıklara sebep olabileceğini göstermiştir (Özdemir et al., 2015).

Detaylandırılmış çalışmalara ihtiyaç var

Bir raporda çeşitli diyet takviyeleri tüketen hastaları ve genellikle kilo verme ürünleri olarak pazarlanan geleneksel yiyecekleri içeren üç vaka raporu yayınlamıştır. Vaka 1, Herbalife ürünlerini kullanmayan bir hastayı kapsamaktadır, Vaka 2 ve 3'ün her birinin çeşitli Herbalife ürünlerini tükettiği bildirilmiştir (Appelhans et al., 2011). Araştırmacılara göre hastaların şikayetinin Herbalife ürünlerinin kullanımından önce var olduğu önceden mevcut herhangi bir tıbbi durumu bildirilmiştir. Bununla birlikte, patoloji değerlendirmesi bu hastanın biyopsi sonucunun kronik karaciğer hastalığı ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır, bu durumda Herbalife ürünlerinin ek bir etkisi olduğu düşünülmüştür. Ancak bu hastanın Herbalife ürünlerini tükettiği dozaj ve sıklık maalesef ki bilinmemektedir. Son olarak, objektif bulguların hastanın rapor edilen tıbbi geçmişiyle tutarsızlığı, daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu savunmaktadır (Appelhans et al., 2011). Çalışmadaki katılımcılar için Herbalife ürünlerini tüketen akut karaciğer hasarı ile alakalı tek bir bileşenin veya mekanizmanın izole edilmesinin zor olduğu sonucuna varılmıştır (Appelhans et al., 2011).

Son olarak, son vaka raporlarında Herbalife ürünlerinin ilişkisini tam olarak değerlendirmek için hasta geçmişleri, eşlik eden ilaçlar ve diğer bileşikler ve ürün özellikleri ve kullanımı hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, bildirilen karaciğer hasarı vakaları ile Herbalife ürünleri veya bileşenleri arasında nedensel bir ilişkiyi destekleyebilen kanıt sayısı azdır, bedenimize iyi bakmak için kafada onlarca soru işareti bırakan ürünleri kullanmadan önce derince düşünmekte fayda vardır.


Research Intern Ayşenur Kahraman

Uzman Diyetisyen Merve Oguz

KAYNAKÇA

Appelhans, K., Smith, C., Bejar, E., & Henig, Y. S. (2011). Revisiting acute liver injury associated with herbalife products. World journal of Hepatology, 3(10), 275.

Feder, D., Bacci, M. R., Santos, J. A. B., deOliveira, M. T. C., Stangenhaus, C., Lewi, J. K., ... & Shir, V. (2013). Evaluation of Herbalife Nutritional Supplements in the Hepatic Function of Rats. Journal of Applied Pharmaceutical Science, 3(10), 167.

Özdemir, P. G., Özdemir, O., & Isik, M. (2015). Manic episode with psychotic features induced by a herbalife production/Herbalife ürünün tetikledigi psikotik özellikli manik atak. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 16(6), 459.

Stickel, F., & Shouval, D. (2015). Hepatotoxicity of herbal and dietary supplements: an update. Archives of Toxicology, 89(6), 851-865.