Beslenme ve Diyetetik Öğrencilerine 10 Tavsiye



Değerli Beslenme ve Diyetetik öğrencileri, sizlere faydalı olabileceğini düşündüğüm akademik ve mesleki hayatımda edindiğim tecrübelerden yola çıkarak bir yazı kaleme aldım. Nacizane tavsiyelerimi içeren bu yazıyı hazırlarken öğrencilik yıllarıma gittim keşkelerimi ve iyikilerimi düşündüm. Hepsinin bileşkesi bana bir şeyler öğretti, sizlere de ışık olması ümidi ile…






1- Teorik bilgileri benimsemeden pratiğe dökmeniz zor olacağından, teorik bilgileri iyi kavrayın. Derslerinizi bölümü bitirmek için değil, temel bilimleri kavramak için öğrenin. Emin olun o gereksiz gördüğünüz fizyoloji dersi mesleki hayatınızda sürekli karşınıza çıkıyor. Bilim ilerliyor ve güncel kalmak zaruri hale geliyor. Sürekli araştırmak ve güncel bilimsel makaleler taramak bu makaleleri tararken temel kavramlara hakim olmayı gerektiriyor.




2- İngilizce düzeyinizi ilerletin. Sadece akademik makale taramak için değil, her türlü bilgiye erişiminizin kolay olmasından ötürü İngilizce düzeyinizi daha öğrenciyken ilerletin. Başkalarının çevirdikleri ile değil kendi akıl süzgecinizden geçirdiklerinizle mesleğinize yön verin, kaynağa doğrudan ulaşın. Örneğin okulu bitirince bir merkez mi açmak istiyorsunuz nereden başlayacağınızı ve marka değerinizi nasıl yükselteceğini bilmiyor musunuz? Bu konuda araştırma yapabileceğiniz çok sayıda yayın mevcut. Yabancı Podcast ve YouTube kanalları bu tarz içerikler üretiyor. Bunlardan sınırsızca faydalanma şansını kaçırmayın.



3- Akamisyenlerle ortak yayın yapmaya çalışın. Akademisyen olmayı hedefleyenler için altın değerinde olduğunu düşündüğüm bu bilgiyi sizlere altını çizerek tavsiye ediyorum. Özellikle yurt dışında yüksek lisans veya doktora yapmayı hedefliyorsanız, yaptığınız yayınların sizi ön plana çıkaracağını unutmayın.




4- Öğrenci beslenme dergisi çıkartın. Tavsiye ettiğim ve kendimin de uyguladığım bir öğrenme yöntemidir, öğretmek. Bir konuda araştırma yapmak istiyorsanız onu yazıya döküp başkalarına aktararak en ince detayına kadar öğrenebilir ve bir eser ortaya çıkarabilirsiniz.



5- Yaz stajlarını değerlendirin. Bunun mesleki tecrübeden çok çalışma hayatınızda bulunmak istediğiniz yeri ve kendinizin bilinmeyen yönlerinizi keşfetmeniz için tavsiye ediyorum. Kendi merkezini veya iş ağınızı mı kurmak istiyorsunuz? Sorumluluklarını üstlenebilir misiniz? Mutfakta ekip arkadaşları mı istiyorsunuz? Akademisyen olup bilimin tohumlarını atmak size göre mi? Hastanenin kliniğinde yoğun ama tatmin edici bir gün geçirmek mi? Tüm bu soruların cevabı sizde, ama izin verin kendinizi keşfedin.



6- Ortalamanızı yüksek tutun. Akademik olarak ilerlemek istiyorsanız. Hem yurt içi hem de yurt dışında genel not ortalamanıza önem veriyorlar. İngiltere’deki üniversiteler Amerika’ya kıyasla not ortalamasına daha çok önem vermektedir. Kabul şansınızı artırmak için elinizden geleni yapmaya çalışın.





7- Erasmus veya farklı yurt dışı programlarına dahil olun. Farklı ülkelerdeki akademik işleyişi öğrenmeniz, farklı kültürlerden insanlar tanımanız ufkunuzu genişletecektir. Farklı yemek kültürlerine aşina olmanız ise meslekte sizi ön plana çıkaracak diğer bir husustur.



8- Faydalı ve kaliteli etkinliklere katılın. Ne kadar çok etkinlik, konferans, kongre ve seminer var değil mi? Hatta bazıları gerçekten ateş pahası. Ne kadar çok sertifika o kadar çok yetkinlik mi sizce? Tabiki hayır. Ne yazık ki sizlere vakit ve nakit kaybı olarak dönecek çok sayıda etkinlik mevcut. O yüzden mesleki gelişiminize katkıda bulunacağını düşündüğünüz etkinliklere katılmaya özen gösterin.



9- Meslek etiğine uygun hareket etmeyi ve sahip çıkmayı ilke edinin. Meslek etiğimize uygun hareket etmezsek saygınlığımızı ve bütünlüğümüzü kaybederiz. Etik olmayan uygulamaları gördüğünüzde sizler de normalleştirip akıma ayak uydurmayın. Hatta bu akımlara uyan kişileri nazik bir şekilde uyarın. Mesleki itibarımızın ayaklar altına alınmasına izin vermeyin.


10-Tutarlı olun, başaramadığınızda pes etmeyin. Biliyorum çok klişe geliyor. Tutarlılığı taşı delen yağmur taneleri gibi düşünebilirsiniz. Israrla denemekten vazgeçmeyin, hedeflerinize odaklanın ve o büyük hedefinizi gerçekleştirmek için önce önünüze yakın zamanda yapmanız gereken küçük hedefleri koyun. Büyük resmi düşünün ve küçük küçük adımlar atmaya başlayın. Başarı hikayelerini gözünüzde büyütmeyin, unutmayın başaran herkes sizin geçtiğiniz yollardan geçti. Şimdi ise sıra sizde!